Merhaba Absürdiyet okuyucuları,
Kaç kişiyiz bilmiyorum. Çok da uzun zaman oldu yazmayalı. Klişe olarak hayat telaşesi denilebilir. Mazaret bulmada usta olan varlıklarız öyle değil mi? Merak edebilirsiniz. uzun zaman sonra ne yazdırdı bu çocuğa. diye. Twitter'da dolaşırken farkettim ne güzel laflar söylenmiş, güzel laflar derken duygusal olanlardan bahsediyorum -duygusal olandan kastım biraz edebiyat mı ne bileyim işte göze ve kalbe güzel gelenlerden diyeyim.- Her neyse çok farklı bir giriş yaptığımın farkındayım konuyu saptırmadan uzun zaman sonra niye yazdığımı söyleyebilirim.
Duygusunu ve heyecanını kaybetmiş bir adam düşünebilirsiniz, düşünmeyenler için yazının buradan sonraki kısmı biraz masal olabilir. Şuna inanmıyorum; duygusuz bir insan yazmayı da unutur. Yazmaktan kastım akademik yazılar değil elbette. Ha, onlarda ayrı bir aşkla okunuyor, o ayrı. Göze ve kalbe güzel gelen duygulardan bahsediyorum. Bu duyguları yitirenlerin alfabesi eksiktir. Buraya yazmak için bunca zamandır harf arıyordum. Galiba yeterli harflere kavuştum. Ondan bu cesaret. -Bir de Ezginin Günlüğü - Siyah Gözler - dinliyorum ya belki de ondandır. -
Demiş ki vatandaşın biri "isminin geçtiği cümlelerde gözlerim doluyordu" buna dikkat çekmesem olmazdı. Bunu tüm göze ve kalbe güzel gelen duygu sahipleri bilir. Bir gün bu cümleyi kuracak kadar harflerim olmasını diliyorum.
Belki sonra, bir yerlerde ama büyük ölçüde yine burada buluşacağız.
Yazımı okuyan varsa sihirli kelimeleri mırıldanabilir.
Önce Taranta Babu'yu sonra sizleri en güzele emanet ediyorum.
Hoşça kalın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder